WhatsApp Randevu Al Arayın
Küçükçekmece Epilepsi Tedavisi

Küçükçekmece Epilepsi Tedavisi

Küçükçekmece Prof. Dr. Ömür Günaldı Klinik: Ataköy Towers
İçindekiler
  1. İlaca dirençli epilepside cerrahi teknikler
  2. Tanı nasıl konur?
  3. Nöbet riskini azaltan günlük alışkanlıklar
  4. Gerçekçi bakış: riskler ve komplikasyonlar
  5. Küçükçekmece'den ulaşım
  6. Görüşmek için

Küçükçekmece'de yaşayanlar için iyi bir haber: kliniğimiz komşu ilçede, Ataköy'de bulunuyor. Epilepsi gibi uzun soluklu takip gerektiren bir hastalıkta, kontrol muayenelerine kolayca gelip gidebilmek tedavinin sürekliliği açısından küçümsenmeyecek bir avantajdır. Aşağıda, ilaçlara rağmen nöbetleri süren kişilerde kullanılan cerrahi teknikleri, tanının nasıl konduğunu, günlük yaşamda nöbet riskini azaltan alışkanlıkları ve tedavinin olası risklerini ele alıyoruz.

İlaca dirençli epilepside cerrahi teknikler

Epilepsi tedavisinin temelini ilaçlar oluşturur; ancak bir grup hastada ilaçlarla yeterli kontrol sağlanamaz. Bu kişilerde beyin cerrahisinin sunduğu seçenekler gündeme gelir. Her birinin amacı ve uygulanma biçimi farklıdır:

  • Rezektif cerrahi, nöbetlerin kaynaklandığı beyin dokusunun çıkarılmasını hedefler. Özellikle nöbet odağı tek ve net biçimde tanımlanabildiğinde düşünülür; temporal lob epilepsisi bu yaklaşımın sık uygulandığı alanlardandır.
  • Korpus kallozotomi, iki yarım küre arasındaki bağlantının kısmen kesilmesiyle nöbetin bir yarım küreden ötekine sıçramasını sınırlamaya çalışır.
  • Lazer ablasyon (LITT), küçük bir kesiyle yerleştirilen lazer ucu aracılığıyla anormal bölgeyi ısıyla etkisizleştiren minimal invaziv bir tekniktir.

Nöromodülasyon yöntemleri ise dokunun çıkarılması yerine sinir sisteminin elektriksel uyarımına dayanır. Boyuna yerleştirilen bir cihazla vagus sinirinin düzenli uyarıldığı vagus sinir stimülasyonu, talamusun ön çekirdeğine elektrot yerleştirilen derin beyin stimülasyonu ve nöbet başladığı anda otomatik karşı uyarı veren yanıtlı nörostimülasyon bu grupta yer alır.

Tanı nasıl konur?

Hangi tedavi seçilirse seçilsin, başlangıç noktası doğru tanıdır. Muayenemizde önce nöbetlerin öyküsünü dinliyoruz: nöbet öncesinde bir his olup olmadığı, nöbetin nasıl seyrettiği, kişinin sonrasında nasıl toparlandığı. Ardından nörolojik muayene yapılır.

EEG, beyindeki elektriksel etkinliği kaydederek nöbet eğilimini gösteren değişiklikleri yakalamaya çalışır. MR ise tümör, eski bir travmanın izi, doğumsal gelişim farklılıkları veya damar sorunları gibi yapısal nedenleri ortaya koyar. Bu üç bilginin bir arada yorumlanması, özellikle senkop veya psikojenik nöbet gibi epilepsiyi taklit eden durumların ayırt edilmesinde kritik rol oynar.

Epilepsi her yaşta başlayabilir, ancak en sık çocukluk çağında ve ileri yaşlarda karşımıza çıkar. Gençlerde genetik yatkınlık ve kafa travmaları öne çıkarken, yaşlılarda inme sonrası gelişen epilepsi daha sık görülür. Kadınlarda ve erkeklerde görülme sıklığı birbirine yakındır. Cerrahi düşünülen kişilerde bu temel tetkiklere video-EEG monitorizasyonu ve nöropsikolojik testler de eklenir; böylece nöbet odağının yeri ve olası bir girişimin hafıza gibi işlevlere etkisi önceden öngörülebilir. Son yıllarda genetik testler de bazı epilepsi alt tiplerinin daha net sınıflandırılmasına yardımcı olmaktadır.

Nöbet riskini azaltan günlük alışkanlıklar

İlaçlar tedavinin merkezinde olsa da yaşam tarzı nöbet kontrolünü doğrudan etkiler:

  • Uyku: Uykusuzluk bilinen en güçlü tetikleyicilerdendir. Düzenli yatış ve kalkış saatleri önemlidir.
  • Stres: Yoga ve nefes egzersizleri gibi uygulamalar stresi azaltarak dolaylı fayda sağlayabilir.
  • Beslenme: Şekerli ve işlenmiş gıdaları sınırlayan, düzenli ve dengeli bir beslenme önerilir. Aşırı kafein ve alkol nöbet riskini artırabilir.
  • Hareket: Hafif egzersiz yararlıdır; ancak su sporları veya dağcılık gibi tehlikeli etkinliklerde ek önlem şarttır.
  • İlaç düzeni: Dozların atlanmaması, nöbetlerin tekrarlamaması için belki de en temel kuraldır.

Gerçekçi bakış: riskler ve komplikasyonlar

Her tıbbi tedavinin bir yarar ve risk dengesi vardır. Antiepileptik ilaçlarda baş dönmesi, uyku hali, kilo değişiklikleri ve cilt döküntüsü görülebilir; bazı ilaçlar karaciğer ve kan değerlerini etkileyebildiğinden düzenli tahlil gerekir. Cerrahi girişimlerde enfeksiyon, hafif hafıza sorunları veya geçici duygusal değişiklikler ortaya çıkabilir. Modern teknikler bu riskleri önemli ölçüde azaltmış olsa da tamamen ortadan kaldırmaz.

Uzun süren tedavi süreçleri bazı kişilerde kaygı veya depresyona zemin hazırlayabilir. Bu nedenle psikolojik destek, tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmelidir. Riskleri muayenemizde açıkça, sizin durumunuza özgü biçimde konuşuyoruz.

Küçükçekmece'den ulaşım

Küçükçekmece, Ataköy'e komşu bir ilçe. Hem metrobüs hem Marmaray hattı ilçeden geçiyor; Marmaray'ın Ataköy'de durağı var. Kliniğimiz ise E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının hemen yanında, Ataköy Towers B Blok, Kat 4'te.

Görüşmek için

Prof. Dr. Ömür Günaldı, Artvin doğumlu bir beyin cerrahıdır; Ataköy Towers'taki kendi kliniğinde hastalarını kabul etmektedir. Küçükçekmece'den randevu almak için 0531 854 33 08 numarasını arayabilirsiniz. Tedavinin tüm başlıklarını epilepsi tedavisi ana sayfamızda bulabilirsiniz. Bu içerik genel bilgilendirme sunar; kişisel tanınız ve tedaviniz muayene sonucunda şekillenir.

Sıkça Sorulanlar

Küçükçekmece'den kliniğe hangi yolla gelmek pratik olur?
Küçükçekmece, Ataköy'e komşu bir ilçe ve hem metrobüs hem Marmaray hattı ilçeden geçiyor. Marmaray'ın Ataköy'de durağı bulunuyor; metrobüsle gelirseniz de kliniğimiz E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının hemen yanında, Ataköy Towers B Blok'ta.
Küçükçekmece'de oturuyorum; kontrol muayenelerini sizde sürdürebilir miyim?
Elbette. Komşu ilçede olmamız düzenli kontroller için ulaşımı kolaylaştırıyor. İlk muayenede tedavi planınızı belirledikten sonra kontrol aralıklarını birlikte kararlaştırıyor, randevularınızı 0531 854 33 08 numarası üzerinden planlıyoruz.
Vagus sinir stimülasyonu nasıl çalışır?
Boyun bölgesine yerleştirilen küçük bir cihaz, düzenli aralıklarla vagus sinirine elektriksel uyarı gönderir. Amaç nöbetlerin sıklığını azaltmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Genellikle ilaçlara dirençli ve rezektif cerrahiye uygun olmayan kişilerde değerlendirilir.
Ketojenik diyet yetişkinlerde de uygulanır mı?
Ketojenik diyet özellikle çocukluk çağındaki dirençli epilepsilerde etkilidir. Yetişkinlerde ise uygulaması daha kolay olan modifiye Atkins diyeti bir alternatif olarak kullanılabilir. Her iki diyet de mutlaka hekim ve diyetisyen gözetiminde uygulanmalıdır.
Epilepsi ameliyatından sonra hafıza etkilenir mi?
Cerrahi sonrasında bazı kişilerde hafif hafıza sorunları görülebilir. Bu riski önceden değerlendirmek için ameliyattan önce nöropsikolojik testler yapılır ve girişim bu sonuçlara göre planlanır. Riskin kişinizdeki büyüklüğünü muayenede ayrıntılı olarak konuşuyoruz.