Fenerbahçe Baş Ağrısı Tedavisi
İçindekiler
Fenerbahçe'de, deniz kıyısındaki sakin sokaklarda yaşasanız da baş ağrısı günün ortasında her şeyi durdurabilir. Ağrının ne zaman sıradan, ne zaman dikkat gerektiren bir durum olduğunu ayırt etmek kolay değildir; bu yazı tam da bu ayrımı yapmanıza yardımcı olmak için hazırlandı. Kliniğimiz Ataköy Towers'ta bulunuyor ve Fenerbahçe'den gelen kişilerin ağrısını Prof. Dr. Ömür Günaldı değerlendiriyor.
Baş Ağrısının Farklı Yüzleri
Hepimiz zaman zaman baş ağrısı yaşarız; ancak ağrının türü, altta yatan nedene göre belirgin biçimde değişir. Gerilim tipi ağrı başı saran bir baskı hissi şeklindedir; genellikle yorucu bir günün sonunda ya da stresli dönemlerde ortaya çıkar. Migren çoğunlukla tek taraflıdır, zonklar ve ışık ile sese karşı hassasiyet yaratır; bulantı, kusma ve görme bozuklukları eşlik edebilir. Küme baş ağrısı bir gözün çevresinde toplanan, kısa ama son derece şiddetli ataklarla kendini gösterir. Sinüzit ağrısı alın ve yanaklarda basınç yaratır, sabahları ve öne eğilince belirginleşir.
Bir de başka bir hastalığın sonucu olarak ortaya çıkan sekonder baş ağrıları vardır. Kafa travmaları, beyin damar tıkanıklıkları ya da tümörler bu tür ağrılara yol açabilir. Bunlar daha seyrek görülse de gözden kaçırılmamaları gerekir.
Ne Zaman Hemen Yardım Almalı?
Aşağıdaki durumlardan biriyle karşılaşırsanız randevu beklemeyin; acil servise gidin ya da 112'yi arayın:
- Şimşek çakar gibi bir anda başlayan, çok şiddetli ağrı
- Kafa travması sonrasında başlayan ya da giderek kötüleşen ağrı
- Konuşma bozukluğu, kolda veya bacakta güç kaybı, uyuşma
- Görme kaybı, çift görme ya da bilinç bulanıklığı
- Yüksek ateş ve ense sertliğinin eşlik ettiği ağrı
Bu kadar ani olmasa da ertelenmemesi gereken durumlar da bulunur. Ağrılarınız eskisinden sık geliyorsa, şiddeti artıyorsa, alıştığınız karakterden farklılaştıysa ya da artık ağrı kesicilerle geçmiyorsa kısa süre içinde muayene olmanız önerilir. Günlük aktivitelerinizi engelleyen ağrılar da bu gruba girer.
Yaygın Yanılgılar ve Karıştırılan Tablolar
Baş ağrısıyla ilgili bazı inanışlar tedaviyi yanlış yöne çekebilir. Örneğin sinüzit ağrısı çoğu zaman migren sanılır ya da tam tersi olur. Oysa sinüzit ağrısının basınç niteliği ve öne eğilmekle artması, migrenin zonklayıcı ve tek taraflı yapısından farklıdır. Küme baş ağrısı da kimi zaman migrenle karıştırılır; göz çevresinde yoğunlaşması ve kısa süreli ama çok şiddetli olması onu ayırt ettirir.
“Baş ağrısı varsa kesin tansiyon yükselmiştir” ya da “gözlük takınca geçer” gibi düşünceler de yaygındır. Tansiyon ve görme kusurları gerçekten ağrıya katkıda bulunabilir, ancak tek başlarına her şeyi açıklamazlar. Stres, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler ve boyun fıtığı da listenin önemli parçalarıdır. Son olarak, sürekli ağrı kesici kullanmanın “zararsız bir çözüm” olduğu düşüncesi de yanıltıcıdır; bu alışkanlık altta yatan nedeni maskeleyebilir.
Tedavide Kullanılan Teknikler
Prof. Dr. Ömür Günaldı beyin ve sinir cerrahisi uzmanıdır; ancak baş ağrısında cerrahiye başvurulması ender bir durumdur ve yalnızca ağrıya yapısal bir sorunun, örneğin bir tümörün ya da sinir basısının yol açtığı gösterildiğinde söz konusu olur. Bu tür nedenlerin araştırılmasında beyin MR'ı ve BT başlıca teknolojilerdir; kan testleri ile göz ve boyun muayenesi değerlendirmeyi tamamlar.
Tedavide ise ağrının türüne göre farklı teknikler kullanılır. İlaç tedavisinde triptanlar, kas gevşeticiler ve bazı antidepresanlar yer alır. Nöral terapide amaç sinir iletisini düzene sokmaktır; bunun için seçilmiş noktalara çok az miktarda lokal anestezik uygulanır. Kronik migren tanısı alan kişilerde botoks enjeksiyonu, sinir uçlarının geçici olarak baskılanması yoluyla etki gösterir. PRP ve ozon hücresel yenilenmeyi destekleyen ilaçsız yöntemlerdir, akupunktur ise tamamlayıcı bir seçenektir. Küme baş ağrısı ataklarında oksijen tedavisi uygulanır. Egzersiz, postür eğitimi ve psikoterapi de tedaviye destek olabilir.
Hangi tekniğin seçileceği; ağrının türüne, ne kadar süredir devam ettiğine, daha önce denenen tedavilere verilen yanıta ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir. Çoğu zaman tek bir yöntem yerine birkaçının bir arada kullanıldığı bir plan oluşturulur. Tedavi süresince düzenli kontroller yapılır; atakların seyrine göre plan güncellenir. Uyku düzeni, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenme gibi alışkanlıklar da bu planın ayrılmaz parçalarıdır.
Fenerbahçe'den Kliniğimize
Fenerbahçe, Kadıköy'e bağlıdır. Marmaray hattı bu bölgeden geçer ve hattın Ataköy durağı bulunur. Kliniğimiz Ataköy Towers B Blok'un dördüncü katındadır; bina E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının yanında yer alır.
Tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi için baş ağrısı tedavisi sayfamızı okuyabilir, randevu için 0531 854 33 08 numarasını arayabilirsiniz. Bu yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme niteliğindedir; baş ağrınızın tanısı ve tedavisi muayeneyle netleşir.



