Esenyurt Baş Ağrısı Tedavisi
İçindekiler
Esenyurt'ta yaşayan pek çok aile için baş ağrısı, evde birilerinin neredeyse her hafta dile getirdiği bir şikâyettir. Bazen anne, bazen okul çağındaki bir genç, bazen de işten yorgun dönen bir baba. Ağrı sıradanlaştıkça ciddiye alınması da zorlaşır. Kliniğimiz Ataköy Towers'ta, Ataköy'de bulunuyor ve Esenyurt'tan metrobüsle kolayca ulaşılabiliyor. Bu sayfayı hem ağrıyı yaşayan kişi hem de ona destek olan aile üyeleri için hazırladık.
Önemsenmesi gereken işaretler
Baş ağrılarının çoğu tehlikeli değildir; ancak bazı özellikler, ağrının bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Ağrı eskisine göre daha sık geliyorsa, şiddeti artıyorsa ya da alışılmış karakteri değiştiyse bunu önemseyin. Uykudan uyandıran ağrılar, sabah kusmayla birlikte olan ağrılar ve ilk kez ileri yaşta başlayan baş ağrıları da ertelenmeden muayene gerektirir.
Ağrının kendine özgü görünümü de ipucu verir: başı saran, sıkıştırıcı bir his gerilim tipini; tek taraflı zonklama ile birlikte ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ve görsel bozukluklar migreni; göz çevresinde toplanan kısa ama çok şiddetli ataklar küme baş ağrısını; sabahları artan ve öne eğilince şiddetlenen yüz basıncı sinüziti düşündürür.
Aşağıdaki durumlarda ise hiç beklemeden acil servise başvurulmalıdır: birdenbire başlayan çok şiddetli ağrı, konuşmada bozulma, kol ya da bacakta güçsüzlük, bilinç bulanıklığı, nöbet, ateşle birlikte ense sertliği ve başa alınan bir darbeden sonra gelişen ağrı.
Yaygın yanılgılar
Ailelerde kuşaktan kuşağa aktarılan bazı düşünceler baş ağrısının doğru yönetilmesini zorlaştırabilir:
- "Bizim ailede herkeste var, normal." Ailede migren öyküsü bulunması sık görülen bir durumdur; ama bu, ağrının tedavi edilemeyeceği anlamına gelmez. Migren tipi belirlenerek kişiye özel ilaç ve yaşam düzenlemeleri planlanabilir.
- "Çocuk ekrana çok bakıyor, ondandır." Uzun ekran süresi kas gerginliğini ve baş ağrısını tetikleyebilir; ancak görme kusurları da ağrının kaynağı olabileceğinden göz muayenesi göz ardı edilmemelidir.
- "İlacı içince geçiyor, doktora gerek yok." Sık ağrı kesici kullanımı nedeni ortadan kaldırmaz ve yan etki riskini artırır.
- "Baş ağrısı varsa kesin beyinde bir sorun vardır." Baş ağrılarının büyük bölümü tümör ya da damar hastalığına bağlı değildir; kaygıyı gidermenin yolu da doğru bir muayeneden geçer.
Ailenin desteği
Sık baş ağrısı yaşayan birinin çevresindekiler, tedavinin başarısında sanıldığından büyük rol oynar. Atak sırasında karanlık ve sessiz bir ortam sağlamak, kişiyi konuşmaya ya da iş yapmaya zorlamamak ilk adımdır. Ağrının ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve neyin eşlik ettiğini not almak, muayenede hekime aktarılabilecek değerli bir bilgi kaynağıdır.
Evde uyku ve yemek saatlerinin düzenli olmasına, yeterli su içilmesine ve ekran süresinin sınırlanmasına dikkat etmek de ailenin katkı sağlayabileceği alanlardır. Koruyucu ilaç kullanan birinin ilaçlarını düzenli almasını hatırlatmak ve kontrollere birlikte gelmek süreci kolaylaştırır. Stresin belirgin bir tetikleyici olduğu durumlarda anlayışlı bir ev ortamı, gerekirse psikoterapi desteğiyle birlikte ağrı sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.
Takip neden uzun soluklu?
Baş ağrısı tedavisi tek bir muayeneyle bitmez. İlk görüşmede Prof. Dr. Ömür Günaldı öyküyü alır, nörolojik muayeneyi yapar, gerekirse MR, BT ya da kan tahlili ister ve bir tedavi planı oluşturur. Planın işe yarayıp yaramadığı ise kontrollerde anlaşılır.
Kontrollerde ağrı günlüğü üzerinden atak sayısı, şiddeti ve ağrı kesici ihtiyacı değerlendirilir. İlaçlara bağlı mide rahatsızlığı, baş dönmesi ya da hafif uyku hali gibi yan etkiler sorulur; gerekirse doz ya da ilaç değiştirilir. Kronik ağrılarda belirgin düzelme birkaç ay sürebildiği için bu dönemde sabırlı olmak ve görüşmeleri aksatmamak önemlidir. Nöral terapi ya da botoks gibi tekrarlanan uygulamalar planlandıysa bunların zamanlaması da takip takvimine eklenir.
Ağrı kontrol altına alındıktan sonra da ara kontroller sürer. Bu görüşmelerde koruyucu ilaçların azaltılıp azaltılamayacağı değerlendirilir, uyku ve beslenme düzeninin korunup korunmadığına bakılır. Takip sırasında yeni bir belirti ortaya çıkarsa bir sonraki randevuyu beklemeden bize haber vermeniz gerekir.
Metrobüsle Ataköy'e
Esenyurt, E-5'e yakın bir konumdadır. Beylikdüzü'nden başlayan metrobüs hattı Ataköy'e ulaşır; kliniğimiz de E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının yanındadır.
Randevu için 0531 854 33 08 numarasını arayabilirsiniz. Baş ağrısı tedavisi hakkında daha ayrıntılı bilgiyi ana sayfamızda bulabilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı ve tedavi yalnızca muayene sonrasında belirlenir.



