Beyoğlu Beyin Tümörü Tedavisi
İçindekiler
Şehrin tam merkezinde, Beyoğlu'nda yaşamak ya da çalışmak hızlı bir tempo demek. Böyle bir koşuşturmanın ortasında beyin tümörü şüphesi, insanın hem sağlığını hem de işini nasıl sürdüreceğini düşündürür. Kliniğimiz Ataköy'de, Ataköy Towers'ta yer alıyor ve Beyoğlu'ndan metro ile metrobüs aktarmalarıyla ulaşılabiliyor. Bu sayfada tanının nasıl konduğunu, her tümörde ameliyat gerekip gerekmediğini, sık yapılan karıştırmaları ve tedavi sonrasında işe dönüşü anlatıyoruz.
Tanı: şüpheden kesinliğe
Beyin tümörü tanısı birkaç basamakta konur ve bu basamakların her biri bir sonrakine yön verir. İlk adım ayrıntılı bir öyküdür. Baş ağrısının karakteri, sabah mı akşam mı arttığı, bulantı ya da kusmanın eşlik edip etmediği, görmede, dengede veya hafızada değişiklik olup olmadığı sorulur.
İkinci adım nörolojik muayenedir. Reflekslerin, kas gücünün, dengenin ve konuşma becerilerinin değerlendirildiği bu muayene, sorunun beynin hangi bölgesiyle ilişkili olabileceği hakkında önemli ipuçları verir. Üçüncü adımda görüntülemeye geçilir:
- MR, kitlenin yerini, boyutunu ve çevresindeki yapılarla ilişkisini net olarak gösterir.
- BT, kemik yapılar hakkında bilgi sağlar.
- PET-BT, tümörün metabolik olarak ne kadar aktif olduğunu ve başka bir organda hastalık bulunup bulunmadığını anlamaya yardımcı olur.
Son adım çoğu zaman biyopsidir. Alınan doku örneği mikroskop altında incelenerek tümörün türü kesinleştirilir. Tedavi başarısı büyük ölçüde doğru tanıya dayandığından bu süreçte radyoloji, patoloji ve onkoloji uzmanlarıyla birlikte çalışmak gerekir.
Kafa karıştıran konular
Beyin tümörüyle ilgili bazı kavramlar sıkça birbirine karıştırılıyor. Bunları netleştirmek, doğru kararlar vermenize yardımcı olur.
Birincil ve metastatik tümör: Beynin kendi dokusundan doğan tümörler ile başka bir organdaki kanserin beyne yayılmasıyla oluşan tümörler farklı hastalıklardır. Metastatik tümörler en sık akciğer, meme, böbrek ve deri kaynaklıdır ve tedavileri onkolojik planla birlikte yürütülür.
İyi huylu ve zararsız: İyi huylu bir tümör kanser değildir, ancak kafatası içindeki alan sınırlı olduğu için büyüdükçe baskı yapıp ciddi şikâyetlere yol açabilir.
Migren ve tümör ağrısı: Migren atakları genellikle tanıdık bir düzende gelir ve geçer. Tümöre bağlı ağrı ise çoğu zaman yeni başlar, giderek artar, sabahları belirginleşir ve başka nörolojik bulgularla birlikte seyreder.
Ameliyat her zaman gerekli mi?
Hayır. Tedavi planı tümörün türüne, büyüklüğüne ve yerine göre kişiye özel yapılır; bazı hastalarda cerrahi dışı yöntemler öne çıkar.
- Radyocerrahi: Gama Knife veya CyberKnife cihazlarıyla odaklanmış radyasyon uygulanır. Kesi gerektirmez ve küçük tümörlerde seçenek olabilir.
- Radyoterapi: Tümörün büyümesini durdurmak veya kalan hücreleri yok etmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılır.
- Kemoterapi: Özellikle yüksek dereceli tümörlerde hücre bölünmesini durdurmayı amaçlayan ilaç tedavisidir.
- İzlem: Küçük, şikâyet yapmayan ve büyümeyen bazı kitlelerde düzenli MR ile takip yeterli olabilir.
İzlem kararı verilen hastalarda kontrollerin aksatılmaması ve yeni bir belirti ortaya çıktığında vakit kaybetmeden başvurulması önemlidir.
İşe ve sosyal hayata dönüş
Tedavi sonrası hayata dönüşün hızı kişiden kişiye değişir. Ameliyatın kapsamı, tümörün yeri, ek tedavi alınıp alınmadığı ve işinizin niteliği bu süreci belirler. Ofis ortamında çalışan biri ile fiziksel güç gerektiren bir işte çalışan birinin planı farklı olacaktır.
Genel önerimiz kademeli bir dönüştür. İlk haftalarda yarım günlük mesailer, toplantı aralarında kısa molalar ve önemli kararları sabah saatlerine planlamak, bu geçişi yumuşatır. Radyoterapi veya kemoterapi dönemlerinde yorgunluk görülebileceği için esnek bir düzen kurmak faydalıdır. Konuşma, hafıza ya da denge sorunları varsa rehabilitasyon ve konuşma terapisi dönüşü destekler.
Sosyal hayata dönüş de en az iş kadar önemlidir. Arkadaşlarla buluşmak, kısa yürüyüşler yapmak ya da sevdiğiniz bir uğraşa yeniden başlamak moral açısından değerlidir. Kalabalık ve gürültülü ortamların ilk dönemde yorucu gelebileceğini bilmek ve buna göre plan yapmak işinizi kolaylaştırır. Tedavi sürecinde kaygı ya da çökkünlük yaşarsanız bunu kontrollerde mutlaka dile getirin; psikolojik destek tedavinin doğal bir parçasıdır ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olur. Düzenli uyku ve dengeli beslenme de bu dönemde enerjinizi korumanıza katkı sağlar.
Beyoğlu'ndan kliniğe ulaşım
Beyoğlu şehir merkezinde yer alıyor; metro ve metrobüs aktarmalarıyla E-5 üzerinden Ataköy'e ulaşabilirsiniz. Kliniğimiz E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının yanındadır.
Randevu
Ayrıntılı tedavi bilgisi için beyin tümörleri ve tedavisi sayfamıza bakabilirsiniz. Prof. Dr. Ömür Günaldı'nın muayene takvimine 0531 854 33 08 üzerinden kaydolabilirsiniz. Burada yazılanlar yalnızca bilgilendirme içindir; tanıyı ve size uygun tedaviyi muayene belirler.



