Beylikdüzü Baş Ağrısı Tedavisi
İçindekiler
Beylikdüzü'nde yaşıyorsanız kliniğimize ulaşmak için tek bir hatta binmeniz yeterli: metrobüs hattı Beylikdüzü'nden başlar ve Ataköy'e kadar doğrudan gelir, kliniğimiz de Ataköy Towers'ta, durağın hemen yanında. Bu sayfada baş ağrısının nasıl teşhis edildiğini, başka bir hekimden görüş almanın ne zaman anlamlı olduğunu, beklenmemesi gereken belirtileri ve ağrının tekrarlamaması için günlük hayatta neler yapılabileceğini anlattık.
Teşhis adım adım
Baş ağrısında doğru tedavinin ön koşulu doğru teşhistir. Bu nedenle ilk görüşmede acele edilmez; ağrının hikâyesi bütün ayrıntılarıyla dinlenir. Ağrının ilk ne zaman başladığı, ne sıklıkta tekrarladığı, başın neresinde hissedildiği, zonklayıcı mı yoksa sıkıştırıcı mı olduğu, ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ya da görme değişikliği gibi eşlik eden belirtiler sorulur. Uyku düzeni, iş koşulları, stres, kadınlarda adet döngüsüyle ilişki ve ailede baş ağrısı öyküsü de değerlendirmeye katılır.
Ardından nörolojik muayene yapılır. Kas gücü, refleksler, duyu, denge, koordinasyon ve göz hareketleri kontrol edilir; boyun hareketleri ve kaslardaki gerginlik de muayenenin bir parçasıdır. Öykü ve muayene bulguları birlikte ele alındığında çoğu zaman ağrının tipi netleşir.
Gerekli görüldüğünde tetkik istenir:
- Beyin MR'ı veya BT: Tümör, damar tıkanıklığı gibi yapısal nedenleri araştırmak için.
- Kan testleri: Metabolik bozukluklar ve hormon dengesizlikleri gibi etkenler için.
- Göz ve boyun değerlendirmesi: Görme kusurları ve boyun fıtığı da ağrıya yol açabildiği için.
Her baş ağrısında görüntüleme gerekmez; hangi tetkikin isteneceği muayene bulgularına göre belirlenir.
Teşhisin sonunda varılan başlıca gruplar
Değerlendirmenin sonunda ağrı çoğunlukla birkaç ana gruptan birine yerleştirilir. Başın çevresinde bant gibi sıkan ve akşama doğru artan ağrı gerilim tipidir. Tek taraflı, zonklayıcı, bulantı ve ışık hassasiyetiyle seyreden ağrı migrendir. Göz çevresinde toplanan kısa ama çok şiddetli ataklar küme baş ağrısını, sabahları artan ve öne eğilince belirginleşen yüz basıncı sinüziti düşündürür. Travma, damar tıkanıklığı ya da tümör gibi ciddi bir nedene bağlı ikincil ağrılar ise ayrı bir yaklaşım gerektirir. Tedavi planı, ağrının bu gruplardan hangisine girdiğine göre kurulur.
Başka bir hekimin görüşünü almak
Uzun süredir tedavi gördüğü hâlde rahatlayamayan, farklı hekimlerden farklı açıklamalar duyan ya da kendisine önerilen bir girişim hakkında emin olamayan hastalar için ikinci görüş değerli bir adımdır. Böyle bir başvuruda önceki muayene notlarınız, görüntüleme ve tahlil sonuçlarınız, kullandığınız ilaçlar ve bunlara verdiğiniz yanıt birlikte değerlendirilir.
İkinci görüşün sonucu her zaman yeni bir tedavi değildir. Bazen mevcut tanının doğru olduğu, yalnızca ilacın dozunun ya da kullanım biçiminin gözden geçirilmesi gerektiği anlaşılır. Bazen de ağrının farklı bir kaynaktan, örneğin boyun bölgesinden ya da sinüslerden geldiği ortaya çıkar. Her iki durumda da amaç, belirsizliği azaltıp size net bir yol haritası sunmaktır.
Hangi durumda hemen başvurmalı?
Aşağıdaki belirtilerden biri varsa randevu gününü beklemeden acil servise gidin: aniden başlayan ve çok şiddetli ağrı, konuşma bozukluğu, kol ya da bacakta güçsüzlük, bilinç bulanıklığı, nöbet, ateşle birlikte ense sertliği veya kafa travmasından sonra başlayan ağrı. Ağrının karakterinin değişmesi, giderek sıklaşması ya da uykudan uyandırması ise acil olmasa da vakit kaybetmeden muayene gerektirir.
Tekrarlamayı azaltan günlük alışkanlıklar
Baş ağrısı tedavisi yalnızca atak geldiğinde ilaç almaktan ibaret değildir. Ağrının sıklığını azaltmanın en etkili yollarından biri, tetikleyicileri tanıyıp hayatınızdan olabildiğince çıkarmaktır. Bunun için birkaç haftalık bir ağrı günlüğü, kendi tetikleyicilerinizi görmenize yardım eder.
- Her gün benzer saatlerde yatıp kalkın; uykusuzluk kadar fazla uyku da ağrıyı tetikleyebilir.
- Gün boyu düzenli su için, öğün atlamayın; açlık migren ataklarını başlatabilir.
- Uzun süre masa başında çalışıyorsanız boyun ve sırt kaslarını güçlendiren egzersizler yapın, duruşunuza dikkat edin.
- Ekran süresini sınırlayın, belirli aralıklarla gözlerinizi dinlendirin.
- Stresli dönemlerde gevşeme tekniklerinden yararlanın; gerekirse psikoterapi desteği alın.
Hekimin önerdiği tedavi planına uymak ve gelişigüzel ağrı kesici kullanmaktan kaçınmak da ağrının kronikleşmesini önlemeye yardımcı olur. Kontrollerde ağrı günlüğünüzü birlikte gözden geçirip planı gerektiği gibi güncelleriz.
Metrobüsle doğrudan kliniğe
Beylikdüzü metrobüs hattının başlangıç bölgesidir ve hat Ataköy'e kadar aktarmasız gelir. Kliniğimiz E-5 üzerindeki metrobüs ve otobüs durağının yanındadır; özel araçla gelecekseniz E-5 (D-100) karayolunu kullanabilirsiniz.
Prof. Dr. Ömür Günaldı ile randevu için 0531 854 33 08 numarasını arayabilirsiniz. Baş ağrısı tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiyi ana sayfamızda bulabilirsiniz. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanınız ve tedaviniz, muayenenizin ardından size özel olarak belirlenir.



