Başakşehir Omurga Tümörü Tedavisi
İçindekiler
Prof. Dr. Ömür Günaldı'nın adı Başakşehir'de pek çok kişiye yabancı gelmeyebilir; hocamız profesörlük kadrosuna, ekip arkadaşlarıyla nöroşirürji kliniğini kurmak üzere gönüllü olarak katıldığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde atanmıştı. Bugün ise kendi kliniğinde çalışıyor: Kliniğimiz Ataköy Towers'ta, Bakırköy/Ataköy'de yer alıyor. Başakşehir'den bize ulaşacaklar için bu yazıda omurga tümörlerinin ilk belirtilerini, hangi durumlarda hiç beklemeden başvurmak gerektiğini, tedavi sonrası iş ve gündelik yaşama dönüşü ve nüksü önlemeye yönelik yaşam alışkanlıklarını anlatıyoruz.
Belirtiler Nasıl Başlar?
Omurga tümörleri çoğunlukla sinsi seyreder. Kitle yavaş büyüdüğü için ilk dönemde belirti olmayabilir ya da hafif bir sırt ağrısıyla kendini gösterebilir. Bu ağrıyı sıradan bel ağrısından ayıran en önemli özellik, hareketle değil dinlenirken artması ve geceleri kişiyi uykusundan uyandırabilmesidir.
Sinir basısı arttıkça tablo belirginleşir. Kol ya da bacaklarda hissizlik, karıncalanma başlar. Kas kontrolü azaldıkça merdiven çıkmak, uzun yürümek zorlaşır. Dengeyi sağlayan sinir yolları etkilendiğinde yürüyüş bozulur, kişi sendelemeye başlar. İleri aşamada ise idrar kaçırma ya da idrarı boşaltamama gibi ciddi bulgular ortaya çıkabilir.
Bu belirtilerin tümör dışında pek çok nedeni olabilir; fıtık, enfeksiyon ve kemik erimesi bunların başındadır. Ancak ayrım ancak ayrıntılı muayene ve görüntülemeyle yapılabilir. Prof. Dr. Ömür Günaldı, uzun süren, geceleri artan ya da istirahatte bile geçmeyen omurga ağrılarında mutlaka detaylı inceleme yapılmasını önerir.
Hangi Durumda Hemen Başvurmalısınız?
Bazı belirtiler omurilik üzerindeki baskının hızla arttığını gösterebilir. Aşağıdakilerden biri varsa randevu tarihini beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız:
- Kollarda veya bacaklarda kısa sürede gelişen ya da giderek artan güçsüzlük
- Ayakta durmakta veya yürümekte ani zorlanma
- İdrar ya da dışkı kontrolünde yeni başlayan sorun
- Kasık ve bacak iç yüzünde his kaybı
- Kanser öyküsü olan birinde yeni başlayan ve şiddetlenen sırt ağrısı
Özellikle başka bir organda kanser tedavisi görmüş kişilerde, yayılım sonucu oluşan tümörlerin sinir işlevlerini hızla bozabileceği unutulmamalıdır. Erken müdahale kalıcı hasarın önlenmesinde belirleyicidir.
İşe ve Gündelik Hayata Dönüş Süreci
Tedaviden sonra ne zaman işe dönüleceği, en sık sorulan sorulardandır. Bu sorunun herkes için geçerli tek bir yanıtı yoktur. Yapılan ameliyatın kapsamı, sabitleme uygulanıp uygulanmadığı, radyoterapi ya da kemoterapi gibi ek tedavilerin gerekip gerekmediği ve işinizin fiziksel yükü dönüş zamanını belirler.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon, kaybedilen kas gücünü ve dengeyi geri kazanmanın temelidir. Günlük işlere dönüş kademeli olmalıdır: Önce kısa yürüyüşler ve ev içi hareketler, ardından hekimin ve fizik tedavi ekibinin onayıyla daha uzun aktiviteler. Uzun süre oturmayı gerektiren işlerde ara vermek, ağır kaldırma gerektiren işlerde ise dönüşü kontrollerde birlikte planlamak gerekir.
Araç kullanmak, alışveriş yapmak, çocukla ilgilenmek ya da ev işleri gibi gündelik uğraşlar da bu planın parçasıdır. Hangi hareketin ne zaman güvenli olacağını kontrol muayenelerinde tek tek konuşuruz. Işın ya da ilaç tedavisi alan kişilerde yorgunluk dönem dönem artabileceği için çalışma temposunu esnek tutmak, mümkünse işverenle kademeli bir dönüş planı yapmak işleri kolaylaştırır. Unutulmaması gereken nokta şudur: Dönüşün hızı kadar güvenli olması da önemlidir; aceleyle yüklenmek iyileşmeyi geriye götürebilir.
Nüksü Önlemeye Yardımcı Alışkanlıklar
Tedavi sonrası dönemde bütüncül bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Bağışıklığı destekleyen, antioksidan içerikli besinlere yer veren dengeli bir beslenme, doku yenilenmesine katkıda bulunur. Hafif egzersizler kas zayıflığını ve denge kaybını önler. Psikolojik destek ise uzun soluklu bu süreçte ruhsal dayanıklılığı güçlendirir.
Tümörün tekrar edip etmediğini anlamanın yolu düzenli MR kontrolleridir. Erken yakalanan bir nüks çoğu zaman büyük bir müdahaleye gerek kalmadan kontrol altına alınabilir. Kanser öyküsü olanlarda düzenli omurga taraması ve genel sağlık kontrolleri de ihmal edilmemelidir.
Uzun süreli radyasyon maruziyeti ve zayıf bağışıklık gibi risk etkenlerinin farkında olmak da korunmanın bir parçasıdır. Nörofibromatozis ya da von Hippel-Lindau sendromu gibi kalıtsal durumların aile öyküsünde bulunması hâlinde, bu bilgiyi muayenede mutlaka paylaşmanızı isteriz; çünkü takip planı buna göre şekillenebilir.
Başakşehir'den Ulaşım
Başakşehir'in TEM ve E-5 bağlantıları vardır. Kliniğimiz E-5 üzerinde, metrobüs ve otobüs durağının yanındaki Ataköy Towers B Blok, Kat 4'tedir.
Bize Ulaşın
Omurga tümörlerinin sınıflandırması, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleriyle ilgili ayrıntılı omurga tümörleri sayfamızı okuyabilirsiniz. Randevu için 0531 854 33 08 numaralı hattımızı arayabilirsiniz. Bu sayfa bir bilgilendirme metnidir; şikâyetlerinizin nedeni ve size uygun tedavi, muayene edilmeden söylenemez.



