Başakşehir Bel Fıtığı Tedavisi
İçindekiler
Başakşehir, Prof. Dr. Ömür Günaldı için tanıdık bir ilçe: hocamız, ekip arkadaşlarıyla birlikte nöroşirürji kliniğini kurmak üzere gönüllü olarak görev aldığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde profesör kadrosuna atanmıştı. Bugün ise kliniğimiz Ataköy'de, Ataköy Towers'ta hasta kabul ediyor. Başakşehir'de yaşayan ve bel ağrısının ne anlama geldiğini merak eden okurlarımız için bu sayfada ilk uyarı işaretlerini, sık yapılan yanılgıları, tedavinin olası risklerini ve fıtığın geri dönmemesi için yapılabilecekleri bir araya getirdik.
Belirtileri tanımak: vücudun erken uyarıları
Omurlar arasındaki diskler, hareket ettikçe omurgaya binen yükü dağıtan yastıklar gibidir. Bu yastığın ortasındaki jel kıvamındaki doku dış kılıfı aşıp dışarı taşarsa, hemen yanındaki sinir köklerine baskı yapar. Ortaya çıkan tablo bel fıtığıdır ve genellikle şu belirtilerle kendini gösterir:
- Bel ağrısı: En sık görülen yakınmadır; hareketle artma, istirahatle azalma eğilimindedir.
- Bacağa yayılan ağrı: Kalçadan başlayıp bacağın arka ya da yan yüzünden aşağı iner.
- Karıncalanma ve uyuşma: Bacakta ya da ayakta hissizlik, iğne batması ya da yanma şeklinde algılanabilir.
- Kas güçsüzlüğü: Sinir iletimi bozulduğunda ayak bileğini kaldırmak ya da parmak ucunda durmak zorlaşabilir.
- Refleks azalması: Diz veya topuk refleksleri muayenede zayıf bulunabilir.
Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir. Ağrı bacağa yayılıyorsa ya da güç kaybı fark ediliyorsa uzman değerlendirmesi gecikmemelidir. İdrar ve dışkı kontrolünde bozulma ise acil başvuru gerektirir.
Karıştırılan tablolar, yaygın yanılgılar
Bel ağrısının pek çok nedeni vardır ve hepsi fıtıktan kaynaklanmaz. Kas zorlanmaları, uzun süre yanlış pozisyonda oturmaya bağlı gerginlikler, yaşla birlikte disklerin su kaybetmesi benzer yakınmalara neden olabilir. Muayenede asıl ayırt edici olan, sinir kökünün etkilendiğini gösteren bulgulardır.
Toplumda sık duyduğumuz yanılgılardan bazıları şunlardır: “Fıtık bir kez oldu mu ömür boyu ameliyatla biter” düşüncesi yanlıştır; hastaların büyük bölümü ameliyatsız tedaviyle rahatlar. “Ağrı varken hiç hareket etmemeliyim” inancı da doğru değildir; uzun hareketsizlik destekleyici kasları zayıflatır. “MR'da fıtık görüldüyse bütün ağrı ondandır” yaklaşımı da eksiktir; görüntü, muayene bulgularıyla uyumlu olduğunda anlam kazanır.
Bir başka yanılgı da gençlerde bel fıtığı olmayacağı düşüncesidir. Yaşla birlikte disklerin esnekliği azaldığı doğrudur; ancak hareketsiz yaşam, uzun saatler masa başında kalmak, yanlış teknikle ağırlık kaldırmak ya da düşme gibi bir travma genç yaşta da diskin zarar görmesine yol açabilir. Tersine, ileri yaştaki her bel ağrısını “yaşlılıktandır” diyerek geçiştirmek de doğru değildir; bacağa yayılan ağrı her yaşta değerlendirilmeyi hak eder. Ailesinde bel fıtığı öyküsü olanların bu konuda daha dikkatli olması gerekir.
Tedavinin riskleri: açık konuşmak
Hangi tedaviyi seçersek seçelim, faydası kadar olası sakıncalarını da konuşmak zorundayız. Ameliyatsız yöntemlerde ilaçlara bağlı yan etkiler görülebilir, uygun olmayan egzersizler şikâyeti artırabilir. Cerrahi uygulandığında ise karşılaşılabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Yara yerinde enfeksiyon ya da iyileşme gecikmesi.
- Kanama.
- Sinir kökünün etkilenmesine bağlı his ya da güç değişiklikleri.
- Omurilik zarında yırtılma ve buna bağlı sıvı sızıntısı.
- Fıtığın aynı ya da farklı bir seviyede yeniden oluşması.
Mikrodiskektomi ve endoskopik disk cerrahisi gibi küçük kesili tekniklerle çevre dokuların korunması ve bu risklerin azaltılması hedeflenir; ancak hiçbir girişim tamamen risksiz değildir. Kararı, bu bilgileri sizinle paylaştıktan sonra birlikte veririz.
Yaşam tarzı ve nüksün önlenmesi
Fıtığın tekrar etmesini önlemenin yolu, tedavi bittikten sonra da omurgaya iyi bakmaktan geçer. Önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz:
- Düzenli hareket: Germe ve güçlendirme egzersizleri, yürüyüş, yüzme ve pilates.
- Doğru duruş: Oturma yerinde bel desteği, göz hizasında ekran, kısa aralarla ayağa kalkma.
- Kilo kontrolü: Fazla kilo omurgaya sürekli ek yük bindirir.
- Güvenli kaldırma: Yükü dizleri bükerek ve gövdeye yakın tutarak kaldırmak.
- Beslenme: Kalsiyum ve D vitamini, omega-3 yağ asitleri ve magnezyum açısından dengeli bir beslenme.
- Uyku: Omurgayı destekleyen ortopedik bir yatak.
Bu küçük alışkanlık değişiklikleri, tedavinin kalıcılığına en az ilaçlar kadar katkı sağlar. Evreler ve tüm tedavi yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için bel fıtığı tedavisi sayfamızı okuyabilirsiniz.
Başakşehir'den kliniğimize gelmek
Başakşehir'in TEM ve E-5 bağlantıları vardır. Kliniğimiz E-5 üzerinde, metrobüs ve otobüs durağının yanında bulunan Ataköy Towers B Blok'un dördüncü katındadır.
İletişim
Randevu almak için 0531 854 33 08 numarasını arayabilirsiniz. Muayenemizde şikâyetlerinizi ayrıntılı biçimde dinler, bulgularınızı birlikte değerlendiririz. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kişisel tanı ve tedavi planı ancak muayenede oluşturulabilir.



